İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Melville’in İstanbul Günleri

“1849 da Moby Dick İngiltere’de basılırken Avrupa’ya gitti. Londra’ya ve Paris’e uğradı. Bir ara, kaptan olan kardeşinin gemisinde Pasifik Okyanusu’nda yolculuğa çıktı. 1856’da, kayınpederinin verdiği parayla, Kudüs’e gitti. Bindiği gemi bu arada dört gün İstanbul’da kaldı. İlk iki gün yoğun sisten ötürü, Melville hiçbir şey görmemiş, ancak sahilde köpeklerin havladığını duymuştu. Sis dağılınca İstanbul’un görünüşüne hayran kaldı. Büyükdere’den bakınca Boğaz’ın ne denli güzel olduğunu anlatır mektuplarının birinde. Ama her nedense, İstanbul’un ona bir kasvet duygusu, bir bunalım verdiği de anlaşılıyor. Sokaklarda, karanlık, korkunç, trajik bir hava seziyor. Sanki her birinde kendini asan bir adam varmış gibi, çoğu evlerin yıkık, çürük ve korkunç olduğunu söylüyor. «Binbir direkli sarnıç» dediği Yerebatan Sarayı’nda, bir cinayete kurban gitmek korkusuna kapılıyor. Kapalıçarşı’daki insan kalabalığı, yangın yerleri, mezarlıklar, müthiş sarsıyor Melville’!. Mektuplarının birinde, bir cenaze alayının peşine takıldığını, bu arada bir mezarın üstüne kapanmış, ağlayan bir kadın gördüğünü anlatıyor; bu kadının ağlayıp inlemesini bir türlü unutamadığını, yirmi yıl sonra bile düşlerine girdiğini söylüyor.

Mina Urgan’ın Moby Dick için yazdığı önsözden. Cem Yayınevi, 1987.

6 Yorum

  1. […] sonra, 1920’lerde fark edilmiş kitap, bir hikâyesi var yani, yazacağım ilk fırsatta. Melville’in İstanbul günlerini hatırlıyor musunuz, Mina Urgan’ın yazdığı?  Bir ara Urgan’ın yazdıklarından fazlası var mı diyerek, bu anıların da peşine […]

  2. […] önsözleri paylaşmıştım. İlki, Mina Urgan’ın Moby Dick için yazdığı önsözden bir alıntıydı. Diğerleri aynı çevirmene, Sabahattin Eyuboğlu’na aitti. Biri Hamlet için, diğeri La […]

  3. […] sonra, 1920’lerde fark edilmiş kitap, bir hikâyesi var yani, yazacağım ilk fırsatta. Melville’in İstanbul günlerini hatırlıyor musunuz, Mina Urgan’ın yazdığı?  Bir ara Urgan’ın yazdıklarından fazlası var mı diyerek, bu anıların da peşine […]

  4. […] sonra, 1920’lerde fark edilmiş kitap, bir hikâyesi var yani, yazacağım ilk fırsatta. Melville’in İstanbul günlerini hatırlıyor musunuz, Mina Urgan’ın yazdığı?  Bir ara Urgan’ın yazdıklarından fazlası var mı diyerek, bu anıların da peşine […]

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: