İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Öfke

Güldüm bunu görünce, çünkü sadece bu işi yapanların, süpürgeyle (ve biraz da öfkeyle) dünyaya girişenlerin bilebileceği türden bir an: “Çek ayakları!” Muazzam bir gerilim var aslında o an değil mi? İş yapıyor oluşunun görülmesini istiyor kadın, adamlar da son anda, o da belki, ayakları biraz yana kaydırıyorlar. Adam olmasın hadi sadece, iş yapanla, işi görülenin, yapılan işi zerre umursamayanın arasındaki gerilim. Zaten bu sahnede eli süpürgeli Zuhal Olcay’ın öfkesi fark edilmeyecek gibi değil.

Sonsuz Patates işiyle ne yaptığımı düşünüyorum arada bir, yani “filmlerden ayıkladık, seçtik bu kadınların iş yapma sahnelerini de ne oldu peki?” diye. İşin en başında çok daha iyi biliyordum ne yapmak istediğimi, zamanla daha çok düşünür oldum. Ama bu oluyor, her işte yol aldıkça şüpheler, sorgulamalar beliriyor. Hiç kötü bir şey değil. Bu gifle, o en baştaki niyetin ne olduğunu yine hatırladım işin doğrusu. Tam da buydu yapmak istediğin: Ayakların çekilmediği o anı yaşayanların paylaştığı, bildiği bir şey, şeyler. Ne onlar? İşte o cevapların peşinde koşsak, biraz açılma yaratabilir miyiz acaba? Nasıl?

Sahne, 1986 yapımı Halkalı Köle filminden.

Bir yorum

  1. Evdeki Hayalet Evdeki Hayalet 25/01/2019

    […] Köle filminden, aynı filmden başka bir sahne de […]

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: