İçeriğe geç

Moby Dick İlk Baskı – 1851

Dün ilk baskısını gördüm Moby Dick’in. Yaşını düşününce epey de iyi durumdaydı sanırım. Kırmızı ciltli, ithaflı bir kopya.

Berkeley’de beş katlı bir kitapçının eski kitapları sakladıkları dördüncü katındaydı nüsha. Bu katın da bir köşesinde camla ayrılmış bir çalışma mekânı oluşturmuşlar, burası eski kitapları sakladıkları yer. Merdivenleri ağır ağır çıkıp, kapıları saygıyla, yavaşça vurduktan sonra yanıma gelen görevliye derdimi anlattım. Bana kitabı bir camekânın arkasından, beş metre uzaktan gösterecekler sanıyordum. Öyle olmadı, adam masasının çekmecesinden çıkardı elime tutuşturuverdi kitabı. Kitap elimde hâlâ diyorum ki: Açabilir miyim?!

Yanımda durdu, sayfalara dokunmamı izledi bu adam, “rahat ol, rahat ol” dedi birkaç defa da. Kaç kere okuduğumu da sordu, dedim “bir, yeni bitirdim de!” Kendisi üç kere okumuş, bence mesele “intikam, av, şu, bu değil, mesele arkadaşlık” dedi. Öyle!

Moby Dick‘in dünya klasikleri arasında kendine yer edinmek için yaklaşık 70 yıl beklediğini biliyor muydunuz? Çok az satmış yayınından sonra, 1920’lerde fark edilmiş kitap, bir hikâyesi var yani, yazacağım ilk fırsatta. Peki ya Melville’in İstanbul günleri?  Bir ara Urgan’ın yazdıklarından fazlası var mı diyerek, bu anıların da peşine düşmüştüm ve Melville!i Sarıyer’de bulmuştum, elleri cebinde etrafı keyifle seyrediyordu.

Tarih:EDEBİYATFOTOĞRAF

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: